Lipödem, genetik temelli bir hastalık olup, vücudun özellikle bacaklar, kollar ve kalçalarda anormal şekilde yağ birikmesiyle karakterizedir. Bu durum, çoğunlukla obeziteyle karıştırılabilmektedir. Ancak, lipödemde yağ dokusu, derinin alt kısmına daha yoğun yerleşir ve bu da söz konusu bölgelerde şişlik ve şekil bozukluklarına yol açar. Lipödemin en belirgin özelliği, vücudun üst kısmı normal kalırken, alt kısmında anormal büyüme görülmesidir.
/
Facebook’da Paylaş
Twitter’da Paylaş
Whatsapp’da Paylaş
Lipödem, genellikle ergenlik, hamilelik ve menopoz gibi hormonel değişikliklerle tetiklenir. Kadınları etkileyen bu hastalık, 20’li yaşlar ile 40’lı yaşlar arasında tanı alır ve erkeklerde nadiren görülür. Bu dönemde hormonların etkisiyle vücutta anormal yağ birikimi meydana gelir ve kadınlar daha fazla risk altına girer. Op. Dr. Ali Kaan Memiş, lipödemin tanısının büyük ölçüde klinik gözlem ve hasta hikayesi ile koyulduğunu vurguladı. Lipödemin belirtileri arasında şunlar bulunur: bacaklar ve kalçalarda asimetrik yağ birikimi, basınca duyarlılık, ağrı hassasiyeti, kolay morarma ve kilo vermeyle düzelmeyen yağ dokusu. Lipödem tanısı için özel bir kan testi ya da görüntüleme yöntemi bulunmamaktadır, ancak ultrasonografi veya MRI gibi görüntüleme teknikleriyle yağ dokusunun yapısı incelenebilir.
/
Facebook’da Paylaş
Twitter’da Paylaş
Whatsapp’da Paylaş
Lipödem genellikle lenfödem (lenf sıvısı birikimi) veya obezite ile karıştırılabilir. Prof. Dr. Memiş, fiziksel muayene sırasında ayakların etkilenip etkilenmediğinin de önemli bir ipucu olduğunu belirtti. Lipödemde ayak bileği altında genellikle şişlik olmaz, ancak lenfödemde şişlik görülebilir. Bu ayırt edici özellikler, tanının daha doğru bir şekilde konmasına yardımcı olabilir.
/
Facebook’da Paylaş
Twitter’da Paylaş
Whatsapp’da Paylaş
Lipödemin tedavisi genellikle kişiye özel bir yaklaşım gerektirir. Basit egzersizler ve diyet, bu hastalığı çözmekte yeterli olmayabilir. Op. Dr. Memiş, liposuction (yağ alma) prosedürünün en etkili tedavi seçeneklerinden biri olduğunu belirtti. Bu cerrahi yöntem, yağ dokusunun belirli bölgelerden alınmasına olanak tanır ve hastalara büyük rahatlık sağlar. Ayrıca, lenf drenajı, kompresyon tedavileri ve fiziksel terapi gibi destekleyici tedavi yöntemleri de kullanılabilir. Ancak, cerrahi olmayan tedavi seçenekleri genellikle hastalığı tamamen ortadan kaldırmaz.
Haber Kaynak : CNNTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”